Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
İnternet sitemizi farklı cihazlardan ziyaret ediyorsanız, her bir cihaz kapsamında tarayıcı ayarlarını değiştirmeniz gerekmektedir. İnternet sitemizde kullanılan çerezleri engellemeniz halinde, internet sitemizden alınan verimin düşeceğini ve internet sitemizin düzgün çalışmayabileceğini bilgilerinize sunarız. Türk Hukuku, tarafların mahkemelerde kendilerini bizzat savunmalarına ve temsil etmesine imkan tanımakta olup, tarafların mahkemelerde temsil edilmek için avukat tutması, bazı istisnalar dışında zorunlu değildir. Bu kapsamda İdare Mahkemelerinde de idare hukuku avukatı tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.Ancak İdare Hukuku mevzuatının karmaşık yapısı, İdari Yargılama Usul Kanununda yer alan sürelerin kesin ve kısa oluşu gibi nedenlerle, dava sürecinin hukukçu olmayan kişiler tarafından yürütülmesi halinde, gerek şekil, gerekse de esas açısından telafisi mümkün olmayan hatalı işlemler yapılabilir. Son derece ayrıntılı düzenlemeler içeren idari yargı sürecinde hak kaybına uğranılmaması için, herhangi bir işlem yapılmadan önce “İdare Hukuku” alanında hizmet veren avukatlardan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından idari para cezasına çarptırılmış kişi veya kurumların idari para cezasına itiraz edebilmek için doğrudan mahkemeye dava açmaları mümkün değildir. Dava açmadan önce özel kanunda belirtilen idari itiraz yollarının tüketilmesi gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde İdari Para Cezası Komisyonları bulunur. Başvuru süresi on beş (15) gün olup, itirazlar bizzat ya da iadeli taahhütlü mektupla yapılır. İdari para cezasının yanı sıra başkaca bir yaptırım da söz konusu ise ilgili itiraz merci İdare Mahkemesi’dir\. Her oyun stili ve bütçeye uygun pin up yeni adres seçenekleriyle, herkes için bir şeyler var. marspinup\. Örneğin idari para cezasının yanında işyeri kapatma kararı da verilmişse bu durumda idari para cezası kararının ve işyeri kapatma kararının iptali için İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılmalıdır.
(5) Hâkimin bu madde kapsamında verdiği erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir. Dolayısıyla sanık, 5651 sayılı Kanun’un 2/m maddesi bağlamında “yer sağlayıcı”; sitede içerik paylaşımı yapan üçüncü kişiler ise, aynı Kanun’un 2/f maddesi uyarınca “içerik sağlayıcı” konumundadırlar. Sınai Mülkiyet Kanunu’nda yer alan düzenlemeler karşısında, marka hakkının bir fikri mülkiyet hakkı olup, mutlak hak niteliği taşıdığı ve malvarlığına dair unsurlardan olduğu ortadadır. 5651 sayılı Kanun’da koruma altına alınan “kişilik hakları” ise kategorik olarak şahıs varlığına dair haklarındandır. Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır. İnternetten içerik kaldırma/silme; internet üzerinden yayımlanan ve hukuka aykırılık teşkil eden haber, video, fotoğraf, yorum vb. İçerik kaldırma/silme işlemi, ancak yer veya içerik sağlayıcı tarafından yerine getirilebilir. İnternet sitemizi kullanmanız dolayısıyla, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında birtakım verilerinizin toplanması, saklanması, işlenmesi, aktarılması ve KVKK kapsamına dahil başkaca işlemlerin detayı ve amacı hakkında, veri sorumlusu olarak sizleri bilgilendirmek isteriz. Bu internet sitesinde yer alan tüm bilgiler ve logoya ilişkin tüm fikri mülkiyet hakları Kulaçoğlu Hukuk Bürosu’na aittir. Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlı yayımlanmış olup, tüm hakları Kulaçoğlu Hukuk Bürosu’na aittir.
- İdari para cezalarına itiraz, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27.
- Geçici Madde 9 – İlk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir.
- Bu durumda sosyal medya platformlarının Türkiye’den gönderilenyargı kararlarını uygulamadığı tezi anlamsızlaşmaktadır.
5651 sayılı Kanun’da yer alan tanımlar maddesi kapsamındainternet ortamı, “haberleşme ile kişisel veya kurumsal bilgisayar sistemleridışında kalan ve kamuya açık olan internet üzerinde oluşturulan ortam” ve yersağlayıcı ise “hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işletengerçek veya tüzel kişiler” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlar göz önündebulundurulduğunda 7253 sayılı Kanun ile yapılan sosyal ağ sağlayıcı tanımıinternet ortamı içerisinde faaliyet gösteren aktörlerden yer sağlayıcılarkümesinde çerçevesi belirli ve kesin bir grubu ifade etmemektedir. Bu belirsizlik kaçınılmazolarak yasada öngörülen yükümlülükler ve uygulanacak yaptırımlar bakımındanöngörülemezlik doğurmaktadır. Öyle ki sosyal ağ sağlayıcıların bir yersağlayıcı alt kümesi olarak düzenlenmemiş olması sebebi ile haberleşme vekişisel kullanım amaçlı platformların bu kapsamda değerlendirilipdeğerlendirilemeyeceği uygulamada tereddüt yaratmaktadır. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğine dair 5651 sayılı Kanun’un 9. İnternet içeriğine erişimin engellenmesi tedbiri, başvuranın kişilik haklarını ihlal ettiği mahkeme kararıyla tespit edilen bir internet yayınına toplumun erişiminin derhal engellenmesi amacıyla düzenlenmiş bir tedbirdir. Erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması için yayının içeriğinde kişilik hakkına yönelen bir suç unsuru bulunması şartı aranmadığı gibi yayın içeriğinde bir suç işlenmişse dahi yürütülecek ceza muhakemesinin sonucu beklenmeksizin erişimin engellenmesi tedbirine bir koruma tedbiri olarak hükmedilebilecektir. Erişimin engellenmesine konu edilen ve başvuranın kişilik hakkını ihlal ettiği tespit edilen internet yayınının “bir an önce” internet ortamından kaldırılması, gerek kişilik haklarının gerekse kamu düzeninin korunması açısından elzemdir. Ancak verilecek kararlarda ifade ve basın özgürlüğünün zedelenmemesi de gözetilmesi gereken bir diğer husustur. Sosyal ağ sağlayıcı bu kişinin kimlik ve iletişim bilgilerini Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
Maddesi hükmü Tüzük’te yer alan hallerikapsayıcıdır (itiraz hakkı ve meşru menfaate ilişkin hususlar hariç). Maddedeverilerin işlemesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması da silme nedeniolarak öngörülmüştür. Bu maddenin uygulamasının nasıl yapılacağı ise KişiselVerilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi HakkındaYönetmelik ile somutlaştırılmıştır. Karar, Başkan tarafından derhâl erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilir. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhâl ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir. Dava konusu kuralın gerekçesi “Gelişen teknolojive sosyal ağların kullanımındaki yaygınlaşma dikkate alındığında, 5651 sayılıKanunda yer alan içerik, yer ve erişim sağlayıcılarından farklı olarak özeldüzenleme yapılmasına ihtiyaç olduğundan madde ile, sosyal ağ sağlayıcılarailişkin yeni bir tanımlama yapılmaktadır. Bu kapsamda, kullanıcıların internetortamında sosyal etkileşim amacıyla metin, görüntü, ses, konum gibi içeriklerioluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkan sağlayan gerçekveya tüzel kişiler, sosyal ağ sağlayıcı olarak tanımlanmıştır.
Bu tanımla,kullanıcılar tarafından yoğunlukla tercih edilen sosyal ağlara Kanunda ayrıca yerverilmiş olacaktır.” şeklindedir. Anılan gerekçe gözetildiğinde kuralla teknolojikgelişmeler ışığında sınırları ve kullanım alanı hızla genişleyen internetortamında etkinliği giderek artan, gerçek veya tüzel kişiliği bulunan alanlarınhukuki bir çerçeveye alınması ve bu bağlamda ihdas edilen yükümlülüklerinmuhatabının belirlenmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla kurallakamu yararı dışında bir amacın gözetildiği söylenemez. Maddelerde yapılandeğişikliklerin Anayasaya aykırı olduğu ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Öngörülen idari ve adli para cezaları Anayasa aykırı iken getirilen düzenlemeile yurt dışında bulunan sosyal ağ sağlayıcılara ayrı ve daha yüksek paracezası verilmesinin Anayasanın 10. Maddesinde güvence altına alınan eşitlikhakkına aykırı olduğu ve ayrımcı nitelik taşıdığı açıktır. Bu fıkra uyarınca kesilecek ceza, radyo kuruluşları hakkında yüzde elli oranında uygulanır. Beyannamenin kanuni süresinden sonraki ilk otuz gün içinde verilmesi hâlinde yukarıda belirlenen ceza tutarı 1/10 oranında, devam eden otuz gün içinde verilmesi hâlinde ceza tutarı 1/5 oranında, devam eden günlerde verilmesi hâlinde ise ceza tutarı tam olarak uygulanır.
Dernek ve sandık denetim kurulları en az yılda bir kez olmak üzere sandık hesap ve faaliyetlerinin denetimini yapmakla görevli ve yetkilidir. Denetim sonuçları bir rapor halinde sandık genel kurulu ve toplandığında dernek genel kuruluna sunulur. Madde 74-Her sandığın, dernek yönetim kurulunca hazırlanıp genel kurulca kabul edilen bir sandık yönergesi bulunur. Lokal müdürü yönetim kurulu kararıyla ücretli veya fahri olarak görevlendirilir. Lokalin işletmesi, dernek tarafından görevlendirilen bir lokal müdürünün sorumluluğunda müstecire de yaptırılabilir. İşletme hesabı esasına göre defter tutan dernekler, yukarıda belirtilen hadde bağlı kalmaksızın yönetim kurulu kararı ile bilanço esasına göre defter tutabilirler. Ayrıca, temsilcilik kurma veya şube açma başvurularında (EK- 7)’de bulunan örnek statüdeki bilgileri ihtiva eden ana statünün de verilmesi zorunludur. Sandığı bulunan dernekler, sandıklarına ait genel kurul sonuç bildirimi ve eklerini bu maddede belirtilen usulde mülki idare amirliğine bildirirler. Madde 16-Şubeler, olağan genel kurul toplantılarını, merkez olağan genel kurulu toplantısından en az iki ay önce tamamlamak ve genel kurul sonuç bildiriminin bir örneğini toplantının yapıldığı tarihi izleyen otuz gün içinde mülki idare amirliğine ve genel merkezlerine bildirmek zorundadırlar. B)Yönetim veya denetim kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya dernek üyelerinden beşte birinin yazılı isteği üzerine otuz gün içinde olağanüstü toplanır. Madde 17 – Genel Kurul, Yönetim Kurulu veya Denetim Kurulunun gerekli gördüğü hallerde veya Dernek asıl üyelerinden beşte birinin yazılı başvurusu üzerine, Yönetim Kurulunca otuz gün içinde olağanüstü toplantıya çağrılır.